Ürolojik kanserler içinde ikinci en sıklıkta görülen kanserdir. Etyolojisinde “Sigara, Mesleki karsinojenler ve Beslenme Alışkanlığı” rol oynar.
Mesane kanseri; kadınlarda onuncu, erkeklerde ise dördüncü en sık malignitedir.
Tütün ürotelyal kanser oluşumunun bilinen ana nedenidir, özellikle sigara içmek erkekler ve kadınlardaki tüm ürotelyal kanserlerin sırası ile %60 ve %30’undan sorumludur. Sigara bırakıldığında kanser riski ilk yıl %40 oranında azalmaktadır.
Cilt, akciğerler ve mesane mesleki karsinojenlerden etkilenen ana organlardır. Tüm mesane kanserlerinin %10’unun nedeni mesleki karsinojenlere maruziyettir.
Etyolojide ayrıca, aromatik aminler gibi kimyasallar, radyoterapi öyküsü, genetik faktörler, diyet, mesane şistosomiasisi, kronik idrar yolu enfeksiyonu ve cinsiyet gibi faktörler de rol oynar.
Pek çok metabolit idrar ile atılırlar ve özellikle mesanede ürotelyum ile uzun süre temas ederler; bu nedenle beslenme ürotelyal kanser oluşumunda rol oynar.
Genelde, meyve ve sebzeden zengin “Akdeniz Diyeti ile Beslenme” ürotelyal kanser riskini azaltır.
Mesane kanserlerinin yaklaşık %75’inde kanser tutulumu mukozaya (Ta/T1) sınırlıdır ve bu olgular kas invaziv olmayan mesane kanseri olarak isimlendirilir.
Mesane tümörleri ilk önce mesane mukozasından başlar. Bu nedenle, mesane tümörlü hastalarda en yaygın ve ilk görülen semptom ağrısız, pıhtılı hematüridir. Mesane kanseri dizüri, sık idrara çıkma, ani sıkışma, noktüri gibi irritatif semptomlar ile de karşımıza çıkabilir. Bu hasta grubunda özellikle yüksek oranda karsinoma in situ(CIS) varlığı düşünülür.
Hematüri şikayetiyle başvuran hastalar genellikle üriner sistem ultrasonografisi ile değerlendirilir.
Sistoskopi mesane tümörü tanı ve takibinde idrar sitolojisi ile birlikte altın standart yöntemdir.
Yeni tanı konulan mesane kanserlerinin yaklaşık %70-75’i kasa invaze olmayan mesane kanseri olup transüretral rezeksiyon (TURM) ve kontrol sistoskopilerle takip edilebilir.
Yüksek dereceli tümörlerde idrar sitolojisinin duyarlılığı yüksek (%84); düşük derecelilerde ise daha düşüktür.
Sistoskopi sırasında gözlenen tümörün yeri, büyüklüğü, sayısı ve özelliklerinin belirtilmesi ve bunun için de mesane diyagramının kullanılması önerilir.
Mesane kanseri tanısı sistoskopi ve histolojik inceleme ile kesinleştirilir.
Mesane kanserine yaklaşımın ilk aşaması ve altın standardı olan transüretral rezeksiyon (TURM), en sık uygulanan ürolojik kanser cerrahisi olarak bilinir. Ta/T1 Tümörlerde ilk rezeksiyondan sonra rezidüel tümör riski yüksektir; bu nedenle, ilk 2-3 hafta içinde ikinci bir transüretral rezeksiyon (reTURM) hastaya önerilebilir.
Kas invaze mesane kanserinde (KİMK) altın standart tedavi “Radikal Sistektomi ve lenf nodu diseksiyonu”dur. Ancak, hastanın genel durumu, yaşı ve ek hastalıkları olması “mesane koruyucu yaklaşım” denilen “Multimodal Tedavi”yi de gündeme getirebilir ve bu tedavi ile de 5 yıllık hastalıksız sağkalım oranı %50-80 düzeyindedir