Son Yazılar Danışmanlık Almak İçin Bize Ulaşın
 
Böbreğin en sık görülen solid tümörü Böbrek kanserleri/Renal Hücreli Kanserler (RHK) olup tüm böbrek kanserlerinin %90’ını oluşturur.
 
Böbrek kanserleri ürolojik kanserler içerisinde prostat ve mesane kanserinden sonra 3. sırada yer alır. Tüm ürolojik kanserler içinde %40 ölüm oranı ile mortalitede ilk sırada bulunur.
Böbrek kistleri de böbreğin en sıklıkla görülen iyi huylu kitlesi olmakla birlikte yılda bir takibi gereklidir. Ancak, kistik kitlelerin kanser olma riski yüksek olup daha yakın takibi gerekir.
 

Risk faktörleri:

Sigara, obezite ve hipertansiyon bilinen en önemli üç risk faktörüdür.   Ayrıca, ailede böbrek kanserli bir akrabanın olması böbrek kanserine yakalanma riskini artırmaktadır.
Sigaranın bırakılması ve kilonun korunması riski azaltır. Meyve ve sebze tüketiminin fazla olması da böbrek kanseri riskini azaltmaktadır.
 

Sınıflama

Böbrek kitleleri içeriklerine göre kistik, solid; patolojik olarak da malign, benign veya infamatuvar olarak sınıflandırılabilir.
Hastalığın Dönemleri
Böbrek kanserleri klinikte Lokalize/Böbrekte sınırlı, Lokal ilerlemiş ve Metastatik Böbrek Kanseri   olarak karşımıza çıkabilir. Günümüzde ultrasonografi (USG) ve bilgisayarlı tomografi (BT)… gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılmasıyla insidental/tesadüfi olarak tanı konan böbrek tümörlerinde artış saptanmıştır. Bu tümörler genelde daha küçük boyutta ve erken evrededirler. Bu sayede, böbrek kanserlerinin 2/3’üne lokal evrede tanı konulabilmekte ve tedavi edilebilmektedir.
 
Klinik Belirtiler  ve Semptomlar
Böbrek tümörlü hastaların büyük çoğunluğunda hastalık ilerleyen dönemlere kadar semptom vermeden gitmektedir. Hastaların %50’den fazlasında başka nedenlerle yapılan görüntülemeler sayesinde böbrek kitleleri tesadüfi olarak tespit edilmektedir. Bunların büyük kısmı düşük evrelidir. Hastalığın klasik triadı olan ağrı, hematüri/idrarda kan ve ele gelen kitle günümüzde hastaların çok az bir bölümünde izlenir. Ancak, bu durum maalesef daha ileri evre ve daha agresif histopatolojiye işaret eder. Hematüri hastaların yaklaşık %40’ında vardır.
 

Fizik Muayene

Hasta polikliniğe ilk girdiğinde yüzü ve cilt rengi anemik olabilir; ancak, erken evrede fizik muayene  çok bilgi vermez.
Radyolojik İncelemeler
Günümüzde bu amaçla ultrasonografi (USG), bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) kullanılmaktadır. USG ucuz, non-invaziv, hasta başında bile kolayca yapılabilen ve lezyonun kistik-solid ayrımını yapmada oldukça faydalı bir tetkik olduğu için ilk adım görüntüleme olarak kullanılmaktadır.
 

Tedavi

Klasik söylemle, aksi ispat edilene kadar böbrekteki kitleler malign böbrek tümörü olarak kabul edilirler. RHK’de asıl tedavi cerrahidir.
Böbrekteki kitlelerden biyopsi alınması fikri gerek tanı koymada yetersizlikler ve gerekse tedavi yönteminde de büyük bir değişikliğe neden olmayacağından dolayı çok kabul görmemiştir.    İleri evre büyük kitle, yaygın metastaz varlığı, hasta yaşı ve/veya komorbiditeleri nedeniyle cerrahi yapılamayacak hastalarda; kemoterapi, radyofrekans (RF) tedavi veya kriyoablasyon planlanan hastalar için uygulanmalıdır.
RHK’lerde en önemli tedavi şekli cerrahidir. Tümörün yeri ve büyüklüğüne göre parsiyel (Tümörle beraber çok az normal böbrek dokusunun çıkarılması) veya radikal (Böbreğin tamamının alınması) nefrektomi yapılabilir. . Bazı durumlarda ise metastatik veya lokal-ileri hastalıkta tümör yükünü azaltmak (sitoredüktif) amacıyla RN uygulanmaktadır. Ameliyatlar açık, laparoskopik veya robotik olarak yapılabilir.